Köpeğin Evrimi Insanoglunun sadik dostu köpegin, kökeni hakkında bu güne kadar bir çok tahminler yürütülmüs ve birçok araştırmalar yapılmıştır. Tam olarak kanıtlananamayan köpekgillerin kökeni hakkında günümüzde, atasının kurt (Canis lupis) olduğu ve bu kurtlarında yaklaşık 10-15 milyon yıl önce yaşamış tomarctus'ların evrimi sonucu ortaya çıktığı görüşü kabul görmektedir.Köpekgiller olarak adlandırabileceğimiz bu kurtlarin Avrupaya göçlerinin yaklaşık olarak 7 milyon yıl önce gerçeklesmis olduğu ve 1 milyon yıl kadar önce batıya dogru göç ederek yayıldıkları sanılmaktadır. Işte bu göçler sırasında evrimini tamamlayan Canis lupis'in (kurt) evcil köpeğin (Canis familaris) atası olduğu kabul gören en güçlü teoridir.Ancak bu evrimleşmenin başlangıcının daha geçmiş dönemlere rastladığı yapılan arkeolojik bulgularla desteklenmektedir. Yapılan araştırmalar memeliler çagı olarak adlandırılan senozoik zamanda (65 milyon yıl önce) köpek özelliklerine sahip bir canlının ilk insansi maymunlarla yaşadığını göstermektedir. Milyonlarca yıl süren bir evrimleşme sürecinden geçen bu memelilerin paleosen dönemde (65-55 milyon yil önce) görülen ve Eosen döneminde (34-55 milyon yıl önce) evrimini sürdüren, ilkel bir etobur olan "Miacidis" (Miacis) den köken aldığı sanılmaktadır. Bu hayvan iki köpek dişine sahip olduğu için bugünkü kurt, köpek ve ayı ve kedilerin atası sayılmaktadır. Bugün "Miacidis" soyundan gelen hayvanlar sansar, gelincik olarak kısa boyda uzun yapılı ve etobur olarak görülmektedir.Daha sonra Oligosen dönemde (23-37 milyon yıl önce) köpeğe benzer yırtıcılar olan Hesperocyon’lardan köken aldığı düşünülen Cynodictis 12.000.000 yıl önce kedi ve köpeğin birbirinden ayrı olarak gelişmeye devam ettiği neosen dönemde görülmeye başlamıştır. Cynodictis" iki türe ayrılarak evrimini sürdürmüştür. Bunlardan birincisi sırtlana çok benzeyen ve kedimsi özellikler taşıyan Cynodesmus, diğeri ise kurt, köpek, çakal ve tilkilerin diger bir atası olan Tomarctus’tur. Amerikali arastırmacılara göre, 37 milyon yıl önce ortaya çıkan ve kesici dişleriyle diğer türlerden oldukça farklı olan hesperecyon’lar ilk olarak kuzey Amerikada ortaya çıkmıstır. Hesperecyon, 7 milyon yıl önce Avrupaya geçtiği düşünülen Eucyon’ların atasıdır. Daha sonra, Avrupa’dan Asya’ya yayılan Eucon’lar, kurtlar, kır kurtları ve çakalların yer aldiği grubun gelişmesinde etkin olmuştur. Bu grubun üyesi olan kurtların gelişmesi ile oluşan, 1 milyon yıl önce evrimini tamamlayan boz kurt (Canis lupis)’de günümüz köpek ırkının atası olarak kabul edilmektedir.Yapılan son çalışmalar köpeklerin evrim süreci konusunda pek çok soru işaretinin yanıt bulmasını kolaylaştırmaktadır. Isveçli ve Avustralyalı bilim adamlarının, Avusturalya ya özgü yabani köpekler olan Dingo’nun kökenini genetik olarak çözmesi köpeğin evrim sürecinin aydınlanmasında büyük faydalar saglamaktadır. Bu araştırma sonucunda Dingo’ların güneydoğu Asya’daki evcil köpeklerden türemiş olduğunun bulunması yabani köpeklerin kökeni konusunu tam olarak aydınlatmış ve bu konudaki tartışmaların da sonlanmasını sağlamıştır. Özellikle New Scientist dergisi, yabani köpeklerin kökenleri hakkındaki tartışmaların artık kapandığı görüşünü desteklemektedir.Yeni Güney Wales Üniversitesi’nden Alan Wilton ve Stockholm Kraliyet Teknoloji Enstitüsü’nden Peter Savolainen, Avustralya’nin tüm bölgelerinde yaşayan Dingo’ların kalıtımlarını farklı kıtalardaki köpek ve kurt ırklarıyla karşılaştirmışlar. Buna göre Dingo’larin ataları yaklaşık olarak 5000 yıl önce Avustralya’ya gelen evcil güneydoğu Asya köpekleriydi. Bilim adamlarının görüşüne göre ev köpeklerinden, bugün yabanil yaşam süren Dingo’ların gelişmesi çok uzun sürmemişti.Genetikçiler karşılaştırmaları için anneden geçen ve kuşaklar boyu değişmeyen mitokondriyal DNA’dan yararlanmışlar. Bu şekilde akrabalık ilişkileri kesin bir şekilde saptanabildiği gibi ayrıca evcil köpek ve Dingo’ların ne şekilde ayrıldıkları hakkında da bilgi veriyor.Yabani köpeklerin DNA’larında çok az farklılıklar bulunması nedeniyle Wilton ve Savolainen, günümüz Dingo’ların olasılıkla tek bir çiftten gelişmiş olabileceği görüşündeler.Köpekler canlı türleri içinde en fazla çesitlilik gösteren türdür. Günümüzde bilinen yaklaşık 400 tür vardır.Köpeğe Yakın Bakış Köpekler, literatürlere göreMemeli hayvanlar sınıfından, Carnivorlar (etobur) takımından, Canidea ailesinden, Canis familaris olarak tanımlanabilirler.Tür ve cinsiyetine göre, beden yapısı, ağırlık, boy, tüy yapısı ve daha pek çok özelliği ile birbirinden oldukça farklı olan köpeklerde sindirim, solunum, dolaşim, üriner, immun, sinir, lenf, endokrin ve ekzokrin sistemleri ve genital sistemler gibi temel sistemler ayni prensiplerle işlev görmektedir.Tüm köpeklerde anatomik yapi baş, gövde ve eklenti yapılar olarak sınıflandırılır. Baş ırklara göre farklılıklar gösterebilen yapıdadır ve büyüklük ve biçim olarak sınıflandırılabilir. Örneğin büyük, orta, küçük veya kısa, uzun, orta gibi. Ayrica köpek ırklari yüzün basıklığı yani burunun uzunluğuna göre, dolichocephalic, brachycephalic, mesocephalic ırklar olarak 3 grupta sınıflandırılır.Tüm köpek ırklarında kulak kanalı dirsekli yapıdadır ve dış kulak, orta kulak ve iç kulak olarak üç bölümden oluşur. Buna karşın kulak kepçeleri birbirinden oldukça farklı şekil ve büyüklüktedir. Tüm ırklarda kemik sayısı aynıdır ve vücutlarında ortalama 319 adet kemik bulunur. Tüm erişkin köpeklerde 42 adet diş bulunur. Duyu organlarından biri olan deri ergin bir köpekte vücut ağırlığının yaklaşık % 12 sini oluşturur.Gövde anatomik yapının en geniş bölümünü oluşturur. Bu alan köpeğin hayati öneme sahip kalp, karaciğer, akciğer, böbrek, dalak, mide, bağırsaklar ve idrar kesesinin yerleştiği bölümdür. Temel organlar olan kalp ve akciğer göğüs kafesiyle sarılmıştır. Göğüs bölgesinde sağlı sollu 13 er adet olan kaburga kemikleri sternum olarak adlandırılan göğüs kemiği ile birleşmiştir. Sadece son kaburga kemikleri daha kısadır ve üç bölümde yer alan kıkırdak bölüm sternum ile birleşmemiştir. Bu nedenle bu kaburga kemikleri yüzer kaburga kemiği (costae) olarak adlandırılır. Hayati önemi olan ve bölgede yerleşen akciğerler lobüler yapıdadır. Sol akciğer iki, sağ akciğer ise üç lobdan oluşur.Hayati bir organ olan karaciğer de lobüler yapıdadır. Diyaframın arkasında ve midenin ön tarafında yerleşmiş olan karaciğerin sol lobu bütün, sağ lob ise, ön lob, orta lob ve arka lob olarak üç parçalıdır. Sol tarafta ayrıca bir arka lob, sağ ve sol loblar arasında da quadrat lob vardır. Ayrıca safra keseside sağ orta lob ve quadrat lob arasında yerleşmiştir.Parenchymatous yapıda bir organ olan dalak tek parça halindedir ve sol karın duvarına yaslanmış olarak midenin gerisinde yer alır. Mide tek bölmelidir.Bağırsaklar, on iki parmak bağırsağı (duodenum), ince bağırsak, kalin bağırsak, kör bağırsak ve rektum olarak bölümlendirilir. Tüm bağırsak uzunluğu içinde en fazla olan kısım ince bağırsaklardır. Rectum sindirim sisteminin son bölümüdür ve anüsle dışarı açılır.Bu bölgede dışkının çıkışını kolaylaştıran salgı bezleri yani anal keseler sağ ve solda birer adet bulunur. Genital organlar ve boşaltım sistemi organlarıda gövde bölümünde yer almakla birlikte karın içi organlar olarak pek adlandırılmaz.Eklenti organları ise ön kol, arka bacak ve kuyruk olarak sayılabilir. Kuyruk tüm köpeklerde şekil ve uzunluk yönünden oldukça farkli olabilir.Köpeğin Insan Yaşamındaki Tarihi Evrim sürecinde, ilk insanla birlikte gelişimini sürdürerek günümüze kadar gelen köpek ve insan arasındaki bağlılığın vahşi yaşamdaki çıkar ilişkisinden çıkarak tam anlamıyla dostluk halini alması elbette uzun bir süreç de gerçekleşmiştir.Kimi zaman hırçın ve yırtıcı, kimi zaman sevecen bir dost, bazen de gözümüz kulağımız olan köpeğin insanoğlunun hayatına ilk girişinin yaklaşık olarak 14.000 yıl önce olduğu sanılmaktadır. Israil topraklarında elinde yavru tutan bir fosilin bulunması bu konuda ilk önemli bulgudur. Bu fosilin kurt mu yoksa köpek mi olduğu tam olarak anlaşılamamakla birlikte evcilleştirmeye ait ilk bulgular olarak gösterilmektedir. Ayrıca Amerika'nin batı bölgesinde yer alan Idaho'daki Beaverhead dağları, Avrupa, Asya ve Kolombiya’da aynı döneme ait bulguların olması köpeğin 12-14 bin yıl önce evcilleştiğini ve insanoğlunun yaşamında ilk kez bu dönemde yer aldığını göstermektedir.Isveçli moleküler biyolog Peter Savolainen'in son araştırmasına göre, bu dostluk çok eskilere dayanıyor. Insan ve köpek arasindakı ilk yakınlaşma bundan 15 000 yıl önce doğu Asya'da başlamış. Savolainen'in Kunming'deki (Çin) kalıntılar üzerindeki analizi, yüz kiloluk Saint Bernard köpeğinden, basık burunlu, salyalı Buldog ve çevik tazı köpeğine kadar tüm cinslerin tek bir gen havuzundan doğdugunu gösteriyor. Bu analiz, yalnızca anneden mitokondrilere geçen kalıtımın incelenmesine dayanmakta. Avrupa, Asya, Afrika ve Asya’da incelenen 654 köpeğin verilerinin 38 Avrasya kurduyla karşılaştırıldığında, köpeğin taş devrinin sonlarına doğru evcilleştirildiği kabul edilmiştir. En eski köpek kalıntısını bulduklarını iddia eden arkeologlar ilginç bir biçimde birbirinden farklı tarihler verebilmekte. Bu da köpeğin ilk evcilleştirildiği tarih konusunda çesitli soru işaretlerine neden olsa da son dönemde yapılan bu mitokondriyal analizi destekleyen pek çok arkeolojik bulgunun olması köpeğin evcilleştirme tarihini kesinleştirmektedir.Anadolu'da bulunan en eski köpek belgesi M.Ö.9000 yılına aittir. Neolitik dönem insanları tarafından Çatalhöyük'teki bir tapınak duvarına avcıyla köpeğini birlikte resmedilmesi Anadoludaki evcilleştirmenin bu dönemde başlamış olduğunu göstermektedir. Buna karşın Italyan arastırmacıların, buldukları kalıntılardan yaptıklari DNA analizleri sonucunda kurdun 10 000 -14 000, köpeğin ise yaklaşık olarak 3500 yıllık bir geçmişi olduğunu açıklaması çelişkiye neden olmaktadır. Italya gibi bir avrupa ülkesi olan Almanya’da Ren nehri kıyısındaki Oberkassel buluntu yerinden çıkarılan ve Alman bilim adamları tarafından en eski köpek kalıntısı olduğu savunulan köpek çenesinin 14000 yıllık olduğunu açıklaması soru işaretlerinin artmasına neden olmuştur. Tel Aviv Üniversitesi'nden Tamar Dayan'a göre, 14000 yıllık bir mezarda bir kadın fosiliyle bulunan kalıntılar en eski köpek kalıntılarıdır ve köpeğin ilk kez Yakındoğu'da evcilleştirildiğine işaret etmektedir. Ilk evcilleştirilen tür olarak kabul edilen kurtlar, göçebe insan toplulukları ile yakın dolaşarak onların artıkları ile beslenmekteydi. Zamanla ortak çıkarları doğrultusunda birlikte avlanmaya başlayan kurtlar ve insanlar arasındaki bu ilişki kısa sürede uyumlu bir beraberlik halini almıştır. Zamanla insanoğlu zeki ve uyumlu olan bu hayvanları, bekçilik, avcılık gibi yeteneklerine göre seçip yetiştirmeye başladıkça ilk cinsler oluşmaya başlamıştır. Köpek türlerinin gelişimi insanoğlunun ihtiyaçları ve çevre koşullarına göre olmuş ve melezleme ile birçok yeni cins oluşmuştur.Yakın tarihe ait bulgulara bakıldığında bu durum belirgin olarak görülebilmektedir. Örneğin MÖ.4500 yıllarına ait mağara duvar resimlerinde avcı olarak çizilen köpeklerin, firavunlar döneminde Mısırda bekçi olarak tasvir edildiğini, Roma'da savaşlarda mesajci olarak kullandığını, Ortaçağ Avrupasında manastırlarda tesisleri koruduğunu ve onlara arkadaşlık yaptığını, rönesans döneminde aristokratların lüksü, Ingilterede sürü çobanı olarak görebiliriz. Anadolu da efsanelerin kahramanı (Yedi uyuyanlar efsanesinde kitmir) olduğu gibi, Alp dağlarında hayat kurtarıcı olarak karşımıza çıkan, bazen bir avcı, bazen bir haberci, bazen bir dövüşçü, bazen bir koruyucu, bazen bir bekçi olarak insanlara hizmet veren köpekler, bugün ise artık insanoğlunun yaşantısında can dostu olarak yerini almıştır.Sağlıklı bir köpeğin fiziksel yapısı nasıldır?VÜCUT ISISI: 38-39 C' SOLUNUM: 10-40 / dakika NABIZ: 60-160 / dakika YETIŞKIN ve 200-220 / dakika YAVRU DİŞ SAYISI: 42 (YETIŞKIN) ILK SÜT DİŞİ ÇIKISI: 4-5 haftalik DİŞ DEĞIŞIM YAŞI 4 AYLIK (Diş değişim yaşı ırklara göre değişim gösterebilir. Ortalama 4 aylıkken başlayan değişim 6 aylık olduklarında tamamlanır.) KIZGINLIK SÜRESI: 6 ayda bir 21 gün ERGENLIK YASI: 7 - 12 AY GEBE KALMA DÖNEMI KIZGINLIGIN 9-13 GÜNLERI ARASI UYGUN ÇIFTLESME YASI 18 AYLIK GEBELIK SÜRESI ORTALAMA 60 GÜN DOGUMDAKI YAVRU SAYISI 1 - 14 GÖZLER PARLAK VE CANLI, CONJUKTIVALAR BEYAZ PEMBE RENKTE AGIZ VE DIL PEMBE RENKTE BURUN NEMLI KALORI IHTIYACI: KÜÇÜK IRK (2 KG- 10 KG) ----200 kcal - 750 kcal / günlükORTA BOY IRK: (11 KG - 25 KG)--800 kcal - 1500 kcal /günlükBÜYÜK IRK: (26 KG - 40 KG)--1600 kcal - 2100 kcal/günlük TÜY DEGISTIRME SENEDE 2 KEZ Yukardaki degerler saglikli bir köpegin fiziksel yapisi göz önüne alinarak verilmistir.Tüm Bilgi, Belge ve Resimler çakma olmayıp, hakkı mahfuzdur, izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz. Link logo ve içerik sitelerin sorumluluğundadır. İPEPA.net 2010 CENNET KÖŞESİ HATAY’ımıza HOŞ GELDİNİZ. WELCOME. HERZLICH WILLKOMMEN.